› OKTAN K;


 

 

  • YANMA VERİMİ  % 15 arttırılarak firmaların KÖMÜR Tüketiminde tasarruf sağlanması hem FİRMALARIN bütçesine hem de ÜLKE EKONOMİSİNE ciddi bir katkı sağlanmaktadır.
  • Kömürün alevlenme noktasını düşüreceği için Kömür tüketiminde düşüş sağlanacak ve kömür  için yapmış olduğuz harcamalarda düşüş görülecektir.
  • Kömürün yanması sonucu şuan sisteminizde çıkmakta olan CURUF miktarında %25 gibi ciddi bir oranda azalma olacağı için hem curufun depolama ve hemde depolama için harcanacak nakliye ve işçilik maliyetleride %25 azalmış olacaktır.
  • Kül PH ının 1,5 olan asitlik derecesinin nötre yaklaşması ile sistemdeki KOROZİF etki ciddi miktarda azalacak ve sistem ömrünün 15-20 yıldan 35-40 senelere çıkarılması sağlanıp YILLIK REVİZYON MASRAFLARI azalacaktır.

 

     - OKTAN K ÖNCESİ BACADAN ATILMAKTA OLAN VE ÇEVREYİ VE HAVA KALİTESİNİ BOZAN VE HAVAYI KİRLETMEKTE OLAN CO GAZLARININ YANMASI SAĞLANARAK ÜLKEMİZİN YEŞİLİNİN VE HAVASININ KİRLENMESİ ENGELLENECEKTİR.

 

   - OKTAN K Katkılı kömür  ile ‘TAM  YANMA’ sağlandığı için Karbon dioksit değeri artış   sağlandığı tespit edilecektir.Bu yükselmeyle yanmamış halde bulunan zehirli CO gazlarının OKTAN K sayesinde tam yakılarak CO2  haline dönüşmesini sağlamıştır.
Bu artış yanma için daha az hava kullanılmasından  kaynaklanmaktadır.Çünkü fazla hava kullanılması ısı kaybına neden olmaktadır.    

   - OKTAN-K Katkılı dönemde hava kısılması mümkün olmuş, daha az hava ile daha iyi pulverizasyon sağlanacak,Oksijen ve hava katsayısı değerlerinde düşüş olduğu tesbit edilecektir.

   - OKTAN-K Katkılı dönemde önemli ölçüde hava kısılması SO3 ve V2O5 oluşumunu azaltacaktır.
  Böylece       SO2 + ½ O2  =  SO3 ve 2V + 5/2 O2 = V2O5 oluşumu azalarak yüksek sıcaklık korozyonu önlenmiş olacaktır.Böylece Kükürt ve Vanadyum yıpratıcı etkisi,  kazanları  yıpratma etkisi önlenmiş olacaktır.

   - OKTAN K Katkılı dönemde baca agazı sıcaklığında düşüş sağlandığı saptanacak ve bu düşüşler kayıp ısının azaldığını ve duyulan ısının kazanda tutulduğunu gösterecektir

  - OKTAN K Katkılı dönemde hava kısılmasına rağmen kurum değerinde düşüş görülecek,uzun dönemde düşüşün devam edeceği beklenmektedir.

  - OKTAN K Katkılı dönemde hava önemli ölçüde azalmasına rağmen ve Fazla hava katsayısının önemli ölçüde düşmesine rağmen BACA KAYBI’nda düşüş sağlanmıştır.Bu düşüşten de anlaşılacağı gibi Bacadan dışarı atılmakta olan enerjinin kullanılır hale  getirilerek YAKIT  TASARRUFUNA katkı sağlamıştır.

 

OKTAN K'NIN KULLANIM ALANLARI
   
     Oktan-K’nın Kömürde Yaptığı Temel Etkiler


    Uluslararası ve yerli piyasada performans geliştirici etkisi olan sıvı yapılı hiç bir ürün bulunmaması yanında ürünümüzün etkilerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Kömür içerisinde bulunan suyu koloidal olarak dağıtarak yanma esnasında suyun neden olduğu problemleri ortadan kaldırır.
  • Yüksek sıcaklık korozyonunu önler.
  • Düşük sıcaklık korozyonunu önler.
  • Kömür ün alevlenme noktasını düşürür.
  • Kömür ün polimerleşmesini ve karbonlaşmasını önler.
  • Toksik ara oksidasyon ürünlerinin oluşumunu önler.
  • Kurumu azaltır.
  • Hava kirliliğini azaltır.
  • Kazan ve tesisatta korozyon oluşumunu engeller.
  • Cehennemlik bölgesindeki seramiksel tabakayı temizler.
  • KENDİSİNİ AMORTİ EDEREK,YAKITTAN TASARRUF sağlar.
  • Korozyon oluşturabilecek anyon veya katyonlar içermez.

 

<<<<<geri

 

 

1-Pulverizasyonda İyileşme Sağlar
      Oktan-K, Kömürün içerisine nufüs ederek karbon zincirlerinin ısıya karşı duyarlılığını artırarak  ,yakıtın daha küçük zerrecikler halinde pulverize olmasını sağlar.Böylece yakıtın buharlaşma hızını arttırarak Hava-Yakıt karışımını  kolaylıkla sağlar ve alev formunda şişme,boyunda kısalma,renginde parlaklık sağlar. İdeal yanma sağlar.       

2-Alevlenme Noktasını Düşürür,İlk Ateşlemeyi Kolaylaştırır.
     Oktan-K, Kömürde bulunan hidrokarbon zincirlerinde radikal uçlar meydana getirerek,reaksiyona girme yatkınlığını arttırır,alevlenme noktasını düşürür ve ilk ateşlemede Motorin, Fuel-oil ve LPG kullanılmasını ortadan kaldırarak ek yakıt tasarrufu sağlar.
       

3-Yüksek Sıcaklık Korozyonu ve V2O5 Korozyonunu Önler.
        Kömür içerisinde bulunan vanadyum,yanma sırasında yüksek hava oksijeni ve alev boyunca oluşan yüksek atomik oksijenle oksitlendiğinde;ergime noktası düşük,değerliği yüksek V2O5 bileşiklikleri kolaylıkla oluşur.Vanadyum peroksit,SO3 oluşumunda katalizör,harici yüzeylerde korozif etki gösterir. Oktan-K, giren hava oksijenini ve alev boyunu kısaltması ile atomik oksijen oluşumunu  azaltarak vanadyumun daha düşük basamaklarda oksitlenmesini (V2O3,VO,V2O4 gibi) sağlar ve böylece V2O5 bileşiğinin oluşumunu önler.Buna bağlı olarak,harici yüzeylerdeki depozitlerin ergime  sıcaklık larını yükselterek, yüzeye yapışmalarını önler;depozitlere kırılgan bir yapı kazandırır.Bu konuda yapılan bir çalışmada;katkısız dönemde külün ergime noktası DTA cihazı ile 950 C olarak tesbit edilirken, mangan kökenli Kömür katkı maddesi kullanıldığında meydana gelen külün DTA cihazı ile 1200 C ‘a çıkıldığı halde ergimediği tesbit edilmiştir.Bu etkiler sonucunda bir taraftan alev bölgesindeki yüksek  sıcaklık korozyonu,diğer taraftan depozitler tarafından ısı aktarımının engellenmesi önlendiği için ısı tasarrufu  sağlanmış olur ve alev bölgesindeki bakım masrafları azalır ve kazan ömrü uzar.

4-Yakıt Tasarrufu Sağlar.
        Oktan-K Kömürün içerisine katılması sonucu uygulama mühendislerinin yapacağı baca gazı emisyon ölçüm değerlerine bağlı olarak,brülör üzerin de yapılacak ayarlamalar sayesinde kazan yanma veriminde artış sağlandığı için yakıttan (sisteme ve yakıt kalitesine bağlı olarak)%5 ile %12,4 oranlarında tasarruf sağlar.Tasarrufu sağlayan en büyük etmenlerin başında ara oksidasyon ürünleri ve karbon partikülleri,daha az hava ile azaltılarak tam yanma sağlanması ile olur.

 

 

 

 

1-Kurumu Azaltır
        Oktan-K,tam yanmayı sağladığı için serbest karbon teşekkülünü önler, duman renginde Bacharack skalasına göre açılma görülülmektedir.Dolayısı ile atmosfere atılan kurum miktarı azalır.

2- Düşük Sıcaklık Korozyonunu Azaltır
        Oktan-K, yanma bölgesindeki oksijen ihtiyacını azaltması ve SO3 reaksiyonunda katalizör etkisi yapan V2O5 oluşumunu önlemesi ile ve ayrıca yanabilir kükürdün bir kısmının sülfatlar şeklinde küle geçmesini sağlaması sonucu,korozif SO3 bileşiğinin oluşumunu önler.                                  
     Sistemde kükürdün yanması sonucu oluşan reaksiyon:
     
SO2+1/2 O2   =   SO3 Şeklindedir.
     V2O5 in katalizör etkisinin kalkması,fazla oksijen ve atmosfer oksijeninin oldukça azalması ile denge reaksiyonu SO2 lehine gelişir.SO2nin ortamda mevcut su buharı ile birleşmesi ile sülfüroz asit meydana gelir.Sülfüroz asidin asitlik derecesi,SO3 gazının oluşturduğu sülfirik asitten 100 kat daha azdır

       Baca gazındaki kükürt oksitlerin, serbest oksijenin çiğlenme noktasını düşürmekte,havadaki su buharı ile birleşerek asit halinde yoğunlaşmaktadır.Oktan-K ile SO3 ve SO2 miktarı,oksijen miktarı azalması sebebiyle çiğlenme noktası yükselmekte,dolayısı ile asit yağışı azalmaktadır.

<<<<<geri

 

 

      Oktan-K,Organo metalik manganez 15  0C’de  yoğunluğu  0,75 civarındadır.Kömür’in % 30 uzun hidrokarbon zincirlerini parçalayarak akışkanlığını arttırır.Kolay ve tam yanmasını sağlayan bir tamam layıcı madde olarak kullanılır.Çeşitli ülkelerde yapılan araştırmalarda yakma katalisti olarak yakıt içinde tamamen çözülebilen Organo metalik bileşikler kütle bazında diğer yöntemlerle yapılan dozlamalara nazaran en etkili olarak kabul edilmiştir.Bu bileşikler,katalistin reaktanlar ile yakın şekilde  birleşmelerini  sağlarlar.Organo metalik bileşiklerin yakıt tanklarında vizkoziteyi ( % 30 gibi yüksek dozlarda) düşürme ve tortuları çözmeleri yakıttaki Tixotropik yapıyı bozmak ile sağlanır.Tixotropi,yakıtta bulunan ağır parafinlerin,Wax’ın bal peteği veya  elyaf gibi polimerize olarak,doymamış moleküllerin büyümeleri ile yakıt içerisinde ağ teşkil etmeleridir.Bu yapı organo metalik mangan bileşikleri tarafından bozulur ve tekrar geriye doğru bu yapının teşekkül etmesi önlenir.

     Kazanın yakma esnasında hava yakıt oranı düşürüldüğünde kükürt trioksit oluşumu önlenmektedir. Fakat bu durum gereğinden fazla düşük hava ile çalışmalarda eksik yanmaya sebep olmakta,böylece yakıt masrafları ve kurum miktarı artmaktadır. Buna  karşın  Oktan-K gibi korozyon önleyici tamamlayıcı maddelerine önemli ihtiyaç duyulmaktadır.Organo metalik manganez,Amerika’da yapılan denemede,baca gazından çıkan kükürt trioksit miktarı % 44 oranında 24,5 ppm’den 13,7 ppm’e düşürmüştür.

     Belirli oranlarda yakıta katılan organo metalik katkı maddeleri,fazla hava miktarını azaltarak V2O5  (Vanadyum Penta Oksit) ve  SO3 (Kükürt Tri Oksit) oluşumunu önlemektedir.Dolayısı ile depozit  miktarını da azaltırlar.Ayrıca yüksek ergime sıcaklığı olan silikatlar gibi katkılar ergime sıcaklığını yükselgeyip yapışma,depozit oluşmalarını önler.

     Mangan bileşikleri depozitin yapısına girerek süngerimsi bir yapı oluştururlar ki,bu da yapının mukavemetini düşürür.Böylece kurum üfleme ameliyesi veya suyla kolayca yıkanabilen yumuşak bir hal alır.
Oktan-K tamamlayıcı maddesinin kullanım amaçları temel olarak:

  1. Kazan yanma verimini yükseltmek için katalitik etkiyle daha iyi yanma sağlamak.
  2. Baca gazı sıcaklığını havayı azaltarak düşürmek.
  3. Kurum ve siyah dumanı azaltmak.
  4. Arıza ve kesik yanmayı azaltarak randımanı yükseltmek.
  5. Fazla havayı azaltmak.
  6. Madeni aksamdaki korozyonu önlemek.
  7. Kalıntıları ( depoziteleri ) azaltmak.

     Oktan-K kullanmak suretiyle çevre kirliliği de azaltılır. Nitekim hastalık ve ölümlere sebep olan SO2 ve SO3 asıllı partiküler madde (duman) miktarı,katkılar sayesinde zararsız seviyeye  düşmektedir. Böylece kükürt gazlarının azalması,havadaki su buharı ile birleşerek ortaya çıkan H2SO4  (sülfrik asit) miktarının da azalmasına sebep olmaktadır. Böylece tabii bitki örtüsü,çevre ve insan sağlığı da emniyet altına alınmaktadır.Çeşitli dış ülkelerde yapılan araştırmalar sonucunda bu konularda en uygun ve enüstün katkı maddesinin metalik manganez olduğu saptanmıştır.
      Kazan yanma verimini arttırarak Kömür tasarrufu sağlamak için muhakkak Oktan-K  kullanılması  ve  kullanım esnasında hava yakıt oranının kısılması gerekir
.

 

 

<<<<<geri

 

 

       Manganez,geçiş grubuna (Transition)dahil elementlerden birisidir.Atom Numarası z=25 olup (Pro ton sayısı)geçiş grubunun temel özelliklerini taşır.Bu özelliklerinden en karakteristik olanı “metalik” özelliktir.Bu da,dış yörüngelerde çok az elektron bulunması düşünülürse,doğal bir sonuçtur.Yine manganez ve grubuna ait olan diğer temel özellik,I ve II grup metallerinin aksine olarak (Magnezyum II. Grup elementtir)kolay kırılabilir olması ve son derece yüksek erime özelliği göstermesidir.Bu özellik kısmen atomik çaplarının daha küçük olmasından ve kısmen de iyonlar arasında bazı kovalent bağların bulunuşundan ileri gelir.Böylece manganez bileşiklerini, korozyonu önleme savaşında daha kolaylıkla  kullanabilme olanağımız doğar.Metalik Manganezin,dolayısı ile bileşiminde ayrıca metalik manganez ihtiva eden Oktan-K’nın bu savaştaki yerinin ne olduğunu kısaca özetleyelim.
      Bilindiği gibi, ekonomizer, hava ön ısıtıcıları ve borular gibi nispeten soğuk yüzeyler üzerinde, yanma gazları içinde bulunan kükürttrioksit (SO3) ve yanma ürünü olan su buharı birleşerek sülfürik asit (H2SO4) halinde yoğunlaşır (düşük sıcaklık korozyonu).Bu şekilde meydana gelen sülfürik asit her ne kadar az ise de,gazların nem noktası (yanma gazları sabit basınçta soğutulunca ilk sıvı damlasının  meydana  geldiği sıcaklık nem noktasıdır.) Su nem noktası olan  43 0C – 46 0C’den  asit nem noktası olan  120 0C – 160 0C’ a yükseltmeğe yeterlidir.Böylece içinde sülfürik asit buharı bulunan yanma gazları, sıcaklığı,bu gazların asit nem noktasından daha düşük olan bir yüzeyle temas  haline  gelince, yüzey  üzerinde (%70 – 90 )‘lık bir sıvı asit tabakası oluşur ve zamanla korozyona sebep olur.

Bütün bunlara sebep, temelde SO3 olduğundan, korozyonu önlemek için iki yöntem vardır.

  1. SO3 oluşumunu önlemeye çalışmak
  2. Oluşan SO3 ‘ü başka bir bileşimde toplamak.

Şimdi bunları nasıl gerçekleştirebileceğimizi görelim.

  1. SO3 oluşumu şu şekilde olur. Yakıtın içinde bulunan kükürtün önemli bir kısmı kükürt dioksite (SO2) oksitlenir.Bunun da az bir kısmı ortamda bulunan oksijen ile birleşerek kükürt trioksite (SO3) dönüşür.

       SO2 + O  =  SO3

  A-Tepkime tersinir olduğundan yüksek oksijen kısmi basıncında (yüksek hava-yakıt oranlarında) SO3 teşekkülü daha fazladır.Burada Oktan-K’ın dolaylı etkisi ortaya çıkar.Oktan-K yapılan birçok deneme lerde de görüldüğü gibi yanma  olayında ki katalitik etkisi ile hava – yakıt oranını düşürür.Bu Oktan-K’ nın ilk engelleyici etkisidir.

  B- Manganez SO2’den daha önce,ortamdaki atomik oksijenle birleşerek Mangan oksitlerini oluşturur. Bu sayede SO2 + O  =  SO3 tepkimesi için gerekli olan atomik oksijen miktarını azaltmaktadır.
        MnO + O  =  MnO2  Dolayısı ile SO3 teşekkülü büyük ölçüde önlenir

  1. Oluşan SO3’ün bir bileşimde toplanması:

Mangan ve mangan oksitleri,kükürt trioksitle tepkimeye girerek mangan sülfat meydana getirirler ki bu korozyon açısından zararsız bir maddedir.Böylece SO3 gazının önemli bir kısmı ortadan kalkmış olur.
        MnO + SO3 =  MnSO4

        Bilhassa ısı tesislerinde,yakıtta bulunan kükürt yüzünden oluşan korozyon büyük mali kayıplara yol  açar. Yukarıdaki açıklamaklarımızla bu korozyonu önleme konusunda “metalikmanganezin” dolayısı ile Oktan-K’nın bir yönünün nasıl faydalı olabileceğini anlatmaya çalıştık.

 

 

 

  

-SOĞUK VE SICAK UÇ KOROZYONU

MAGNEZYUM VE MANGAN BİLEŞİKLERİNİN KOROZYON ÖNLEMEDEKİ ROLÜ VE TUFALİN ÖNLENMESİ

       Magnezyum katkılı bileşenlerin kullanılması halinde,yakıt içerisinde Bulunan kükürt oksitlenir ve :
       S + O2    =   SO2  meydana gelir.SO2 ortamda fazla oksijen bulunduğunda uygun şartlarda SO3 yükseltgenir.SO2 + ½ O2   =   SO3 denge reaksiyonu,450 0C civarında ve V2O5‘li ortamda maksimum dönüşüme uğrar.

 

Yanma  bölgesinde  bu sıcaklık dikkate alındığında SO3 oluşumu oldukça azdır.Bu nedenle

( I )   MgO + SO3               

MgSO4 reaksiyonu ile kükürt oksitlerin tutulması, cehennemlikte SO3 meyda na gelmemesi sebebi ile mümkün değildir.Cehennemlikten sonraki bölgelerde SO3 oluşabilir,fakat bu soğuk bölgede ise MnO bileşiğine rastlamak mümkün değildir.
    
Diğer taraftan,cehennemlik bölgesinde olabilecek gibi görünen reaksiyon

( II )  MgO + SO2 + ½ O2          

MgSo4 şeklinde kükürt oksitlerinin tutulmasıdır.Bu reaksiyon da bir denge reaksiyonu olup,sıcaklığa ve yanma gazları içindeki SO2’nin kısmi basıncına bağlıdır.
Buradaki denge sabiti K=[SO2] [O2] ½  şeklinde olup,üstel kuvvetler dikkate alınacak olursa,bu  reaksiyondaki SO2 bileşiğinin öneminin,O2 bileşeninden çok daha fazla olduğu görülmektedir. Gerçekte,baca gazları içerisindeki O2 nin miktarı yüzde değerlerinde,SO2 ise ppm seviyesindedir.
(II) no’ lu reaksiyonun sıcaklığa bağlılığı, araştırmacılar tarafından yapılan denemelerle 840 0C nin altında  olabileceği  bulunmuştur.Bertrand ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada da SO2’nin MgO ile reaksiyonunu  430 ile 700 0C aralığında az miktarda gerçekleşebildiği, dolayısıyla magnezyum bileşiklerinin SO2 bileşiğini tutma kapasitesinin oldukça düşük olduğu kaydedilmiştir .( 1 ) Aynı  konuda, dünyanın önde gelen kazan firmalarından olan “ Babcock and Wilcox Co. ” firmasınca, Attig tarafından yapılan araştırmada da pilot fırına  MgO’ li  bileşik enjekte edildiği halde,yanma ürününün X-Ray diffraction cihazı ile yapılan analizinde MgSO4 bileşiğinin meydana gelmediği tespit edilmiştir.(2) Bu nedenle,içinde MgO bileşiği bulunan  katkı  maddeleri için SO2 reaksiyon kinetiği,magnezyum üzerinden hiç yapılmamakta,diğer bileşenler üzerinden yapılmaktadır.Örneğin,içinde magnezyum bileşiklerinin çok  miktarda bulunduğu dolomit minerali,SO2 tutmak için kullanılmaktadır.Burada da yanma şartlarında da MgSO4 meydana gelmediği için kinetik çalışmalar dolomitin diğer bileşeni CaO üzerinde yapılmaktadır.

        Sonuç olarak:Kükürt oksitlerini yanma bölgesinde magnezyum oksit (MgO) halindeki bileşiklerde tutmak mümkün değildir.Halbuki SO2’nin MnO2 ile reaksiyonunda MnSO4  meydana gelmekte ve Kükürt oksitlerini yanma bölgesinde tutmak mümkün olmaktadır.
        MnO2 + SO2   =  MnSO4
       Reaksiyondan da görüldüğü gibi,MnSO4 oluşumu,MgSO4 reaksiyonunda olduğu gibi bir başka bileşenin (O2) varlığına ihtiyaç göstermemekte,dolayısı ile stokiyometrik oksijen ihtiyacını da arttırmak tadır.Yapılan uygulama sonuçları da literatürü desteklemektedir.MgO bileşikli Katkı maddesi ile baca gazındaki SO2 değerinin azaltılması mümkün olmadığı halde,MnO bileşikli katkı maddesi baca gazındaki SO2 değeri,katkısız döneme göre % 60 – 70 oranında azaltılabilmiştir.

 

      Böylece manganlı katkılı maddesi kullanılarak: 

  • Çevre  kirliliğinin önlenmesinde,kükürt oksitleri oluşumu azaltılarak,direkt olarak önemli bir katkı sağlanmaktadır.
  • Soğuk yüzeylerde oluşan korozyon önlenmektedir.
  • Sıcak bölgede düşük ergime noktasına sahip bileşiklerin oluşumu önlenmektedir.

       Manganlı bileşiklerin,Kömür katkı maddesi olarak kullanılması durumun da,Kömür’in fiziksel özelliklerinde oldukça iyileşme görülmektedir.Bunun sonucunda daha az fazla hava(excessair) ile daha iyi yanma sağlanabilmektedir.Böylece,kükürt oksitlerin tutulması yanında,kükürt trioksit için katalizör etkisi olan ve yanma bölgesi için korozif bir bileşik olan V2O5 daha düşük basamaklarda (V2O3,VO,V2O4 gibi) oksitlenmektedir ki,buda külün ergime noktasını yükseltmektedir.Bu konuda yapılan bir çalışmada; DTA cihazı ile yapılan ölçümlerde,katkısız dönemde oluşan külün ergime noktası 950 0C olarak tesbit edilirken,mangan bileşikli Kömür kullanıldığında meydana gelen külün 1200 0C’a çıktığı halde  ergimediği  tesbit edilmiştir.Bu durum manganlı katkıların kullanılması halinde,külün yüzeye yapış masının engellendiği,cidar da oluşan kabuğa kırılgan bir yapı kazandırıldığını göstermektedir.

      Diğer taraftan,katkı maddesinin korozyonu meydana getirebilecek anyon veya katyonları  içermemesi  gerekmektedir.Aksi taktirde,harici yüzeylerde korozyona yol açacağı gibi toksik bileşenlerin oluşumuna da neden olacaktır.

      Metal sanayinde yüzey reaksiyonları ile meydana gelen bileşiklerin bir taraftan metal kayıplarına  yol açması,diğer taraftan istenmeyen olayların ve yüzey kusurlarının oluşması sebebiyle tufal miktarı önemle izlenmektedir.Bu yüzey  bileşiklerinin  erime noktasının yüksek ve ısı iletim katsayısının düşük olması,haddelerde homojen ısınmayı ve metallerde uniform örgü yapısının oluşmasını engel teşkil  etmektedir. Yüzey kusurları analiz edildiğinde tufal’in metal oksitli, sülfatlı bileşiklerin oluşmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Kömür’in ağır,vizkoz bir yakıt olması pulverizasyonu güçleştirmekte; dolayısı ile hava katsayısını arttırmaktadır.Fazla oksijen de tufalin artmasına yol açar.Oktan-K’da  katkılı dönemde yanma hava katsayısını düşüreceğinden,tufal miktarının da önemli ölçüde azaltılacaktır.
      

1-) OKTAN-K  İLE MUKAYESE ETTİĞİNİZ KÖMÜR TAMAMLAYICISI MADDEYİ SİZE SUNANLAR, AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLIYABİLİYOR MU?

2-) CEVAPLIYABİLİYORLARSA CEVAPLAR SİZİ TATMİN EDİYORM MU?

3-) İDDİALARINI GERÇEK BELGELERLE İSPAT EDEBİLİYORLAR MI?

  • Korozif mi?
  • Yüksek sıcaklık korozyonunu önlüyor mu?
  • Düşük sıcaklık korozyonunu önlüyor mu?
  • Kömür’ün viskozitesini düşürüyor mu?
  • Kömür’ün alevlenme noktasını düşürüyor mu?
  • Yakıt tortusunu çözüyor, oluşumunu önlüyormu?
  • Kömür’ün polimerleşmesini,karbonlaşmasını önlüyor mu?
  • Toksik ara oksidasyon ürünlerinin oluşumunu önlüyor mu?
  • Kurumu azaltıyor mu?
  • Hava kirliliğini azaltıyor mu?

YAKITTAN TASARRUF SAĞLIYOR MU?

 

 

<<<<<geri

 

 


› OKTAN F6;

 

 

-OKTAN F6'NIN KULLANIM ALANLARI

      Fuel-oil kullanılan sistemlerde:

  • Termobloklar
  • Tüm akaryakıt depoları
  • Nakliye araçları
  • Isıtıcı ve püskürtücülerde
  • Yakıt tanklarında ve borularda önceden oluşmuş tortuyu ve parafini yüzey geriliminin kırılması sayesinde yok eder ve oluşumu engeller.

   
     Oktan-f6’nın Fuel-oilde Yaptığı Temel Etkiler


   Bilindiği üzere Fuel-oil uzun hidrokarbon zincirlerinden oluşan bir yapıdır.Akışkanlığının az olması- nın temeli de bu yapıdan kaynaklanır.Oktan - f6 fueloil ile birlikte kullanıldığı taktirde,uzun hidrokarbon zincirlerinin yapısını bozarak küçük partiküllere dönüştürdüğü için fuel-oil in akışkanlığını artırır ve vizkozitesini düşürür.
     Piyasada ki YAKIT İNCELTİCİSİ adı altında satılan ürünlerden farklı olarak;

  • Yakıt içerisinde bulunan suyu koloidal olarak dağıtarak yanma esnasında suyun neden olduğu problemleri ortadan kaldırır.
  • Karbonize olmuş sert birikintileri,parafini,çamuru eriterek homojen olarak dağılım sağlar ve oluşumunu önler.
  • Yüksek sıcaklık korozyonunu önler.
  • Düşük sıcaklık korozyonunu önler.
  • Fuel-oil in alevlenme noktasını düşürür.
  • Fuel-oil in polimerleşmesini ve karbonlaşmasını önler.
  • Toksik ara oksidasyon ürünlerinin oluşumunu önler.
  • Kurumu azaltır.
  • Hava kirliliğini azaltır.
  • Kazan ve tesisatta korozyon oluşumunu engeller.
  • Fuel-oili incelterek akışkanlığını arttırır.
  • Cehennemlik bölgesindeki seramiksel tabakayı temizler.
  • KENDİSİNİ AMORTİ EDEREK,YAKITTAN TASARRUF sağlar.
  • Korozyon oluşturabilecek anyon veya katyonlar içermez.

 

<<<<<geri

 

 

Geçmişte olduğu gibi günümüzde enerji üretiminin büyük bir bölümünün Fuel-oil den elde edildiği ülkemizde yakıt tasarrufunun önemi gün geçtikçe artmaktadır.Enerji tasarrufunun önemini üzerinde çalışma yapan ülkelerde yanmayı geliştirici ve yakıttan tasarruf sağlayan ürünlerin üretimi ve pazarlaması hız kazanmıştır.
          Avrupa ve Amerika aktif maddesi mangan olan katkı maddelerinin yanma veriminin artışında  faydasını saptamışlardır.Ülkemizde de TÜBİTAK ve ODTÜ’nün yaptıkları çalışmalar sonucunda mangan lı bileşiklerin Fuel-oil kullanımında önemli faydalar sağladığı,araştırmalar ve raporlar ile ifade edilmiştir.
         Ayrıca, sağlık bakanlığının yaptığı bir araştırmada, manganlı Fuel-oil katkı maddelerinin  kullanılması sonucu,baca gazı ile atılan duman ve toksit ara oksidasyon maddelerinin miktarında önemli  ölçüde azalma sağlandığı saptanmıştır.
         Bu  raporlar ve bilgiler ışığında piyasaya sunulmuş olan mangan kökenli oktan-f6’nın  Fuel-oil ile birlikte kullanıldığında daha verimli yanmanın sağlandığı ve kullanıcıya fuel-oil’in yaşatmış olduğu handikapları ortadan kaldırdığı görülmüştür.

     

 Yanma katalizörü görevi yapan oktan-f6’nın 2000 kg fuel-oile 1 Lt oktan-f6 ve 4000 kg  fuel-oile 1 LT oktan-f6*S katılması sonucu sağlamış olduğu tasarruf ve faydalar üç grupta toplanılmıştır.

 

<<<<<geri

 

 

 


-OKTAN F6'NIN SAĞLADIĞI TASARRUF VE FAYDALAR

 

A- YANMA ÖNCESİ SAĞLADIĞI TASARRUF ve FAYDALAR
             
      1-Tortuyu Çözer ve Oluşumunu Engeller
      Oktan-f6,Fuel-oil depolama tanklarında,yakıt tahliye borularında ve yakıt içerisinde bulunan wax ve ağır hidrokarbon zincirlerinden kaynaklanan tortunun oluşumunu ve polimerleşmeyi önler.Var olan tortuyu çözer ve kullanılabilir hale getirir.Tank içerisinde ve tahliye borularında bulunan tortuların kullanılması sağlandığı için tank ve borular da ayrıca temizliğe gerek kalmaz.
       Tortuyu atık malzeme olmaktan kurtarıp yakıt olarak kullanımını sağladığı için çevre kirliliğini önler ve ayrıca yakıt tasarrufu sağlar.

        2-Akışkanlığı Arttırıp Yakıtı İnceltir,Viskoziteyi Düşürür
        Oktan-f6,Fuel-oilin yapısını oluşturan uzun hidrokarbon zincirlerini parçalayıp,daha kısa hidro karbon zincirleri oluşturarak,fuel-oilin akışkanlığını arttırır.Böylece fuel oili inceltmek için harcanan ön ısıtma enerji giderlerini azaltır Filtre ve brulörlerdeki tıkanıklıkları önler.Ön ısıtma sıcaklığı düştüğü için fuel oilin içerisinde bulunan yanıcı gazların buharlaşması engellenmiş olur;yakıt kalitesi düşmemiş olur. Ön ısıtma masraflarının düşmesini sağladığı için enerji tasarrufu sağlar.

        3-Kazan,Tesisat,Filitre,Memeleri ve Brülörü Temiz Tutar
      Oktan-f6 kullanımı ile fuel-oilin akışkanlığının artması sağlandığı ve parafin ve tortunun  çözünmesinin sağlanarak homojen olarak dağılımının sağlanması ile filtre ve brülörlerin daha uzun süre temiz kalması sağlanır.Kullanım ömrünü uzatıp aşınmayı önlediği için yedek parça tasarrufu sağlar.     

     4-Ön Isıtma Masraflarını Azaltır
      Oktan-f6, Fuel-oilin yakıtın yeteri kadar incelmesini sağladığı için fuel-oilin yüksek sıcaklıklarda  ısıtılarak kalitesini kaybetmesini önler.Buda aynı miktar yakıt ile daha fazla enerji elde edilmesini sağladığı için fuel-oil  tasarrufu sağlar.

     1-Pulverizasyonda İyileşme Sağlar
     Oktan-f6,Fuel-oilin akışkanlığını artırarak incelmesini sağladığı için,yakıtın daha küçük zerrecikler halinde pulverize olmasını sağlar.Böylece yakıtın buharlaşma hızını arttırarak Hava-Yakıt karışımını  kolaylıkla sağlar ve alev formunda şişme,boyunda kısalma,renginde parlaklık sağlar. İdeal yanma sağlar.

      2-Alevlenme Noktasını Düşürür,İlk Ateşlemeyi Kolaylaştırır.
     Oktan-f6,fuel-oilde bulunan hidrokarbon zincirlerinde radikal uçlar meydana getirerek,reaksiyona girme yatkınlığını arttırır,alevlenme noktasını düşürür ve ilk ateşlemede Motorin ve LPG kullanılmasını ortadan kaldırarak ek yakıt tasarrufu sağlar.

      3-Yüksek Sıcaklık Korozyonu ve V2O5 Korozyonunu Önler.
        Fuel-oil içerisinde bulunan vanadyum,yanma sırasında yüksek hava oksijeni ve alev boyunca oluşan yüksek atomik oksijenle oksitlendiğinde;ergime noktası düşük,değerliği yüksek V2O5 bileşiklikleri kolaylıkla oluşur.Vanadyum peroksit,SO3 oluşumunda katalizör,harici yüzeylerde korozif etki gösterir.Oktan-f6,giren hava oksijenini ve alev boyunu kısaltması ile atomik oksijen oluşumunu  azaltarak vanadyumun daha düşük basamaklarda oksitlenmesini (V2O3,VO,V2O4 gibi) sağlar ve böylece V2O5 bileşiğinin oluşumunu önler.Buna bağlı olarak,harici yüzeylerdeki depozitlerin ergime  sıcaklık larını yükselterek, yüzeye yapışmalarını önler;depozitlere kırılgan bir yapı kazandırır.Bu konuda yapılan bir çalışmada;katkısız dönemde külün ergime noktası DTA cihazı ile 950 C olarak tesbit edilirken, mangan kökenli fuel-oil katkı maddesi kullanıldığında meydana gelen külün DTA cihazı ile 1200 C ‘a çıkıldığı halde ergimediği tesbit edilmiştir.Bu etkiler sonucunda bir taraftan alev bölgesindeki yüksek  sıcaklık korozyonu,diğer taraftan depozitler tarafından ısı aktarımının engellenmesi önlendiği için ısı tasarrufu  sağlanmış olur ve alev bölgesindeki bakım masrafları azalır ve kazan ömrü uzar.

 

    4-Yakıt Tasarrufu Sağlar.
        Oktan-f6 fuel-oilin içerisine katılması sonucu uygulama mühendislerinin yapacağı baca gazı emisyon ölçüm değerlerine bağlı olarak,brülör üzerin de yapılacak ayarlamalar sayesinde kazan yanma veriminde artış sağlandığı için yakıttan (sisteme ve yakıt kalitesine bağlı olarak)%3 ile %9,4 oranlarında tasarruf sağlar.Tasarrufu sağlayan en büyük etmenlerin başında ara oksidasyon ürünleri ve karbon partikülleri,daha az hava ile azaltılarak tam yanma sağlanması ile olur.

       1-Kurumu Azaltır
        Oktan-f6,tam yanmayı sağladığı için serbest karbon teşekkülünü önler, duman renginde Bacharack skalasına göre açılma görülülmektedir.Dolayısı ile atmosfere atılan kurum miktarı azalır.

       2- Düşük Sıcaklık Korozyonunu Azaltır
        Oktan-f6, yanma bölgesindeki oksijen ihtiyacını azaltması ve SO3 reaksiyonunda katalizör etkisi yapan V2O5 oluşumunu önlemesi ile ve ayrıca yanabilir kükürdün bir kısmının sülfatlar şeklinde küle geçmesini sağlaması sonucu,korozif SO3 bileşiğinin oluşumunu önler.                                  
      Sistemde kükürdün yanması sonucu oluşan reaksiyon:

       SO2+1/2 O2   =  SO3 Şeklindedir.
         V2O5 in katalizör etkisinin kalkması,fazla oksijen ve atmosfer oksijeninin oldukça azalması ile denge reaksiyonu SO2 lehine gelişir.SO2nin ortamda mevcut su buharı ile birleşmesi ile sülfüroz asit meydana gelir.Sülfüroz asidin asitlik derecesi,SO3 gazının oluşturduğu sülfirik asitten 100 kat daha azdır

        3-Asit Yağmurunu Azaltır
       Baca gazındaki kükürt oksitlerin, serbest oksijenin çiğlenme noktasını düşürmekte,havadaki su buharı ile birleşerek asit halinde yoğunlaşmaktadır.Oktan-f6 ile SO3 ve SO2 miktarı,oksijen miktarı azalması sebebiyle çiğlenme noktası yükselmekte,dolayısı ile asit yağışı azalmaktadır.

 

 

<<<<<geri

 

 


-OKTAN F6 HAKKINDA TEKNİK BİLGİ

       Oktan-f6,Organo metalik manganez 15  0C’de  yoğunluğu  0,75 civarındadır.Fuel-oil’in % 30 uzun hidrokarbon zincirlerini parçalayarak akışkanlığını arttırır.Kolay ve tam yanmasını sağlayan bir tamam layıcı madde olarak kullanılır.Çeşitli ülkelerde yapılan araştırmalarda yakma katalisti olarak yakıt içinde tamamen çözülebilen Organo metalik bileşikler kütle bazında diğer yöntemlerle yapılan dozlamalara nazaran en etkili olarak kabul edilmiştir.Bu bileşikler,katalistin reaktanlar ile yakın şekilde  birleşmelerini  sağlarlar.Organo metalik bileşiklerin yakıt tanklarında vizkoziteyi ( % 30 gibi yüksek dozlarda) düşürme ve tortuları çözmeleri yakıttaki Tixotropik yapıyı bozmak ile sağlanır.Tixotropi,yakıtta bulunan ağır parafinlerin,Wax’ın bal peteği veya  elyaf gibi polimerize olarak,doymamış moleküllerin büyümeleri ile yakıt içerisinde ağ teşkil etmeleridir.Bu yapı organo metalik mangan bileşikleri tarafından bozulur ve tekrar geriye doğru bu yapının teşekkül etmesi önlenir.
      Kazanın yakma esnasında hava yakıt oranı düşürüldüğünde kükürt trioksit oluşumu önlenmektedir. Fakat bu durum gereğinden fazla düşük hava ile çalışmalarda eksik yanmaya sebep olmakta,böylece yakıt masrafları ve kurum miktarı artmaktadır. Buna  karşın  oktan-f6 gibi korozyon önleyici tamamlayıcı maddelerine önemli ihtiyaç duyulmaktadır.Organo metalik manganez,Amerika’da yapılan denemede,baca gazından çıkan kükürt trioksit miktarı % 44 oranında 24,5 ppm’den 13,7 ppm’e düşürmüştür.
      Belirli oranlarda yakıta katılan organo metalik katkı maddeleri,fazla hava miktarını azaltarak V2O5  (Vanadyum Penta Oksit) ve  SO3 (Kükürt Tri Oksit) oluşumunu önlemektedir.Dolayısı ile depozit  miktarını da azaltırlar.Ayrıca yüksek ergime sıcaklığı olan silikatlar gibi katkılar ergime sıcaklığını yükselgeyip yapışma,depozit oluşmalarını önler.
      Mangan bileşikleri depozitin yapısına girerek süngerimsi bir yapı oluştururlar ki,bu da yapının mukavemetini düşürür.Böylece kurum üfleme ameliyesi veya suyla kolayca yıkanabilen yumuşak bir hal alır.

Oktan-f6 tamamlayıcı maddesinin kullanım amaçları temel olarak:

  1. Kazan yanma verimini yükseltmek için katalitik etkiyle daha iyi yanma sağlamak.
  2. Baca gazı sıcaklığını havayı azaltarak düşürmek.
  3. Kurum ve siyah dumanı azaltmak.
  4. Arıza ve kesik yanmayı azaltarak randımanı yükseltmek.
  5. Fazla havayı azaltmak.
  6. Madeni aksamdaki korozyonu önlemek.
  7. Kalıntıları ( depoziteleri ) azaltmak.

       Oktan-f6 kullanmak suretiyle çevre kirliliği de azaltılır. Nitekim hastalık ve ölümlere sebep olan SO2 ve SO3 asıllı partiküler madde (duman) miktarı,katkılar sayesinde zararsız seviyeye  düşmektedir. Böylece kükürt gazlarının azalması,havadaki su buharı ile birleşerek ortaya çıkan H2SO4  (sülfrik asit)
Miktarının da azalmasına sebep olmaktadır. Böylece tabii bitki örtüsü,çevre ve insan sağlığı da emniyet altına alınmaktadır.Çeşitli dış ülkelerde yapılan araştırmalar sonucunda bu konularda en uygun ve enüstün katkı maddesinin metalik manganez olduğu saptanmıştır.
     Kazan yanma verimini arttırarak Fuel-Oil tasarrufu sağlamak için muhakkak Oktan-f6  kullanılması  ve  kullanım esnasında hava yakıt oranının kısılması gerekir.

 

<<<<<geri

 

 


-KOROZYONLA MÜCADELEDE OKTAN F6

        Manganez,geçiş grubuna (Transition)dahil elementlerden birisidir.Atom Numarası z=25 olup (Pro ton sayısı)geçiş grubunun temel özelliklerini taşır.Bu özelliklerinden en karakteristik olanı “metalik” özelliktir.Bu da,dış yörüngelerde çok az elektron bulunması düşünülürse,doğal bir sonuçtur.Yine manganez ve grubuna ait olan diğer temel özellik,I ve II grup metallerinin aksine olarak (Magnezyum II. Grup elementtir)kolay kırılabilir olması ve son derece yüksek erime özelliği göstermesidir.Bu özellik kısmen atomik çaplarının daha küçük olmasından ve kısmen de iyonlar arasında bazı kovalent bağların bulunuşundan ileri gelir.Böylece manganez bileşiklerini, korozyonu önleme savaşında daha kolaylıkla  kullanabilme olanağımız doğar.Metalik Manganezin,dolayısı ile bileşiminde ayrıca metalik manganez ihtiva eden oktan-f6’nın bu savaştaki yerinin ne olduğunu kısaca özetleyelim.
      Bilindiği gibi, ekonomizer, hava ön ısıtıcıları ve borular gibi nispeten soğuk yüzeyler üzerinde, yanma gazları içinde bulunan kükürttrioksit (SO3) ve yanma ürünü olan su buharı birleşerek sülfürik asit (H2SO4) halinde yoğunlaşır (düşük sıcaklık korozyonu).Bu şekilde meydana gelen sülfürik asit her ne kadar az ise de,gazların nem noktası (yanma gazları sabit basınçta soğutulunca ilk sıvı damlasının  meydana  geldiği sıcaklık nem noktasıdır.) Su nem noktası olan  43 0C – 46 0C’den  asit nem noktası olan  120 0C – 160 0C’ a yükseltmeğe yeterlidir.Böylece içinde sülfürik asit buharı bulunan yanma gazları, sıcaklığı,bu gazların asit nem noktasından daha düşük olan bir yüzeyle temas  haline  gelince, yüzey  üzerinde (%70 – 90 )‘lık bir sıvı asit tabakası oluşur ve zamanla korozyona sebep olur.
      Bütün bunlara sebep, temelde SO3 olduğundan, korozyonu önlemek için iki yöntem vardır.

  1. SO3 oluşumunu önlemeye çalışmak
  2. Oluşan SO3 ‘ü başka bir bileşimde toplamak.

Şimdi bunları nasıl gerçekleştirebileceğimizi görelim.

  1. SO3 oluşumu şu şekilde olur. Yakıtın içinde bulunan kükürtün önemli bir kısmı kükürt dioksite (SO2) oksitlenir.Bunun da az bir kısmı ortamda bulunan oksijen ile birleşerek kükürt trioksite (SO3) dönüşür.

       SO2 + O  =  SO3

       A-Tepkime tersinir olduğundan yüksek oksijen kısmi basıncında (yüksek hava-yakıt oranlarında) SO3 teşekkülü daha fazladır.Burada oktan-f6’ın dolaylı etkisi ortaya çıkar.oktan-f6 yapılan birçok deneme lerde de görüldüğü gibi yanma  olayında ki katalitik etkisi ile hava – yakıt oranını düşürür.Bu oktan-f6’ nın ilk engelleyici etkisidir.

      B- Manganez SO2’den daha önce,ortamdaki atomik oksijenle birleşerek Mangan oksitlerini oluşturur. Bu sayede SO2 + O  = SO3 tepkimesi için gerekli olan atomik oksijen miktarını azaltmaktadır.
     MnO + O  =  MnO2  Dolayısı ile SO3 teşekkülü büyük ölçüde önlenir

  1. Oluşan SO3’ün bir bileşimde toplanması:

Mangan ve mangan oksitleri,kükürt trioksitle tepkimeye girerek mangan sülfat meydana getirirler ki bu korozyon açısından zararsız bir maddedir.Böylece SO3 gazının önemli bir kısmı ortadan kalkmış olur.

     MnO + SO3 = MnSO4

        Bilhassa ısı tesislerinde,yakıtta bulunan kükürt yüzünden oluşan korozyon büyük mali kayıplara yol  açar. Yukarıdaki açıklamaklarımızla bu korozyonu önleme konusunda “metalikmanganezin” dolayısı ile oktan-f6’nın bir yönünün nasıl faydalı olabileceğini anlatmaya çalıştık.

 

<<<<<geri

 

 


-SOĞUK VE SICAK UÇ KOROZYONUNDA OKTAN F6

MAGNEZYUM VE MANGAN BİLEŞİKLERİNİN KOROZYON ÖNLEMEDEKİ ROLÜ VE TUFALİN ÖNLENMESİ

       Magnezyum katkılı bileşenlerin kullanılması halinde,yakıt içerisinde Bulunan kükürt oksitlenir ve :
    
S + O2  =  SO2  meydana gelir.SO2 ortamda fazla oksijen bulunduğunda uygun şartlarda SO3 yükseltgenir.SO2 + ½ O2 = SO3 denge reaksiyonu,450 0C civarında ve V2O5‘li ortamda maksimum dönüşüme uğrar.
      Yanma  bölgesinde  bu sıcaklık dikkate alındığında SO3 oluşumu oldukça azdır.Bu nedenle :
( I )MgO + SO3 =  MgSO4 reaksiyonu ile kükürt oksitlerin tutulması,cehennemlikte SO3 meyda na gelmemesi sebebi ile mümkün değildir.Cehennemlikten sonraki bölgelerde SO3 oluşabilir,fakat bu soğuk bölgede ise MnO bileşiğine rastlamak mümkün değildir.
      Diğer taraftan,cehennemlik bölgesinde olabilecek gibi görünen reaksiyon
( II )MgO + SO2 + ½ O2 = MgSo4 şeklinde kükürt oksitlerinin tutulmasıdır.Bu reaksiyon da bir denge reaksiyonu olup,sıcaklığa ve yanma gazları içindeki SO2’nin kısmi basıncına bağlıdır.
Buradaki denge sabiti K=[SO2] [O2] ½  şeklinde olup,üstel kuvvetler dikkate alınacak olursa,bu  reaksiyondaki SO2 bileşiğinin öneminin,O2 bileşeninden çok daha fazla olduğu görülmektedir. Gerçekte,baca gazları içerisindeki O2 nin miktarı yüzde değerlerinde,SO2 ise ppm seviyesindedir.
(II) no’lu reaksiyonun sıcaklığa bağlılığı, araştırmacılar tarafından yapılan denemelerle 840 0C nin altında  olabileceği  bulunmuştur.Bertrand ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada da SO2’nin MgO ile reaksiyonunu  430 ile 700 0C aralığında az miktarda gerçekleşebildiği, dolayısıyla magnezyum bileşiklerinin SO2 bileşiğini tutma kapasitesinin oldukça düşük olduğu kaydedilmiştir .( 1 ) Aynı  konuda, dünyanın önde gelen kazan firmalarından olan “ Babcock and Wilcox Co. ” firmasınca, Attig tarafından yapılan araştırmada da pilot fırına  MgO’ li  bileşik enjekte edildiği halde,yanma ürününün X-Ray diffraction cihazı ile yapılan analizinde MgSO4 bileşiğinin meydana gelmediği tespit edilmiştir.(2) Bu nedenle,içinde MgO bileşiği bulunan  katkı  maddeleri için SO2 reaksiyon kinetiği,magnezyum üzerinden hiç yapılmamakta,diğer bileşenler üzerinden yapılmaktadır.Örneğin,içinde magnezyum bileşiklerinin çok  miktarda bulunduğu dolomit minerali,SO2 tutmak için kullanılmaktadır.Burada da yanma şartlarında da MgSO4 meydana gelmediği için kinetik çalışmalar dolomitin diğer bileşeni CaO üzerinde yapılmaktadır.
      Sonuç olarak:Kükürt oksitlerini yanma bölgesinde magnezyum oksit (MgO) halindeki bileşiklerde tutmak mümkün değildir.Halbuki SO2’nin MnO2 ile reaksiyonunda MnSO4  meydana gelmekte ve Kükürt oksitlerini yanma bölgesinde tutmak mümkün olmaktadır.
     
MnO2 + SO2  =  MnSO4
      Reaksiyondan da görüldüğü gibi,MnSO4 oluşumu,MgSO4 reaksiyonunda olduğu gibi bir başka bileşenin (O2) varlığına ihtiyaç göstermemekte,dolayısı ile stokiyometrik oksijen ihtiyacını da arttırmak tadır.Yapılan uygulama sonuçları da literatürü desteklemektedir.MgO bileşikli Katkı maddesi ile baca gazındaki SO2 değerinin azaltılması mümkün olmadığı halde,MnO bileşikli katkı maddesi baca gazındaki SO2 değeri,katkısız döneme göre % 60 – 70 oranında azaltılabilmiştir.

 

      Böylece manganlı katkılı maddesi kullanılarak: 

  • Çevre  kirliliğinin önlenmesinde,kükürt oksitleri oluşumu azaltılarak,direkt olarak önemli bir katkı sağlanmaktadır.
  • Soğuk yüzeylerde oluşan korozyon önlenmektedir.
  • Sıcak bölgede düşük ergime noktasına sahip bileşiklerin oluşumu önlenmektedir.

     Manganlı bileşiklerin,fuel-oil katkı maddesi olarak kullanılması durumun da,fuel-oil’in fiziksel özelliklerinde oldukça iyileşme görülmektedir.Bunun sonucunda daha az fazla hava(excessair) ile daha iyi yanma sağlanabilmektedir.Böylece,kükürt oksitlerin tutulması yanında,kükürt trioksit için katalizör etkisi olan ve yanma bölgesi için korozif bir bileşik olan V2O5 daha düşük basamaklarda (V2O3,VO,V2O4 gibi) oksitlenmektedir ki,buda külün ergime noktasını yükseltmektedir.Bu konuda yapılan bir çalışmada; DTA cihazı ile yapılan ölçümlerde,katkısız dönemde oluşan külün ergime noktası 950 0C olarak tesbit edilirken,mangan bileşikli fuel-oil kullanıldığında meydana gelen külün 1200 0C’a çıktığı halde  ergimediği  tesbit edilmiştir.Bu durum manganlı katkıların kullanılması halinde,külün yüzeye yapış masının engellendiği,cidar da oluşan kabuğa kırılgan bir yapı kazandırıldığını göstermektedir.
    Diğer taraftan,katkı maddesinin korozyonu meydana getirebilecek anyon veya katyonları  içermemesi  gerekmektedir.Aksi taktirde,harici yüzeylerde korozyona yol açacağı gibi toksik bileşenlerin oluşumuna da neden olacaktır.
     Metal sanayinde yüzey reaksiyonları ile meydana gelen bileşiklerin bir taraftan metal kayıplarına  yol açması,diğer taraftan istenmeyen olayların ve yüzey kusurlarının oluşması sebebiyle tufal miktarı önemle izlenmektedir.Bu yüzey  bileşiklerinin  erime noktasının yüksek ve ısı iletim katsayısının düşük olması,haddelerde homojen ısınmayı ve metallerde uniform örgü yapısının oluşmasını engel teşkil  etmektedir. Yüzey kusurları analiz edildiğinde tufal’in metal oksitli, sülfatlı bileşiklerin oluşmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Fuel-Oil’in ağır,vizkoz bir yakıt olması pulverizasyonu güçleştirmekte; dolayısı ile hava katsayısını arttırmaktadır.Fazla oksijen de tufalin artmasına yol açar.Oktan-f6’da  katkılı dönemde yanma hava katsayısını düşüreceğinden,tufal miktarının da önemli ölçüde azaltılacaktır.
      
1-) OKTAN-F6  İLE MUKAYESE ETTİĞİNİZ FUEL-OİL TAMAMLAYICISI MADDEYİ SİZE SUNANLAR, AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLIYABİLİYOR MU?
2-) CEVAPLIYABİLİYORLARSA CEVAPLAR SİZİ TATMİN EDİYORM MU?
3-) İDDİALARINI GERÇEK BELGELERLE İSPAT EDEBİLİYORLAR MI?

  • Korozif mi?
  • Yüksek sıcaklık korozyonunu önlüyor mu?
  • Düşük sıcaklık korozyonunu önlüyor mu?
  • Fuel-Oil’in viskozitesini düşürüyor mu?
  • Fuel-Oil’in alevlenme noktasını düşürüyor mu?
  • Yakıt tortusunu çözüyor, oluşumunu önlüyormu?
  • Fuel-Oil’in polimerleşmesini,karbonlaşmasını önlüyor mu?
  • Toksik ara oksidasyon ürünlerinin oluşumunu önlüyor mu?
  • Kurumu azaltıyor mu?
  • Hava kirliliğini azaltıyor mu?
  • YAKITTAN TASARRUF SAĞLIYOR MU?

 

<<<<<geri

 

 

 

ÜRÜN ADI            

: Oktan-f6

 

 

FİRMA BİLGİLERİ

: Petkom Petrol-Isı-Kimya-Danışmanlık San.ve Tic. A.Ş.

 

 

DANIŞMA HATTI

: 0 216 378 77 31

 

 

KULLANIM AMACI

: - Tortuyu Çözer.

 

  - Viskoziteyi düşürür,yakıtın akışkanlığını arttırır.

 

  - Tesisat,filtre ve brülörü temiz tutar.

 

  - Ön ısıtma masraflarını azaltır.

 

  - Toksik değildir.

 

  - Pulverizasyonu iyileştirir.

 

  - Alevlenme noktasını düşürür.

 

  - İlk ateşlemeyi kolaylaştırır.

 

  - V2O5 Yüksek sıcaklık korozyonunu önler.

 

  - Yanma verimini arttırır,tasarruf sağlar

 

  - Kurumu azaltır.

 

  - Düşük sıcaklık korozyonunu azaltır.

 

  - Asit yağmurunu azaltır.

 

  - Hava kirliliğini azaltır.

 

  - İş gücü kaybını önler.

 

 

ÜRÜN TANIMI

:OKTAN-F6 Tamamlayıcı maddesi,fuel-oil yakıtlarında yan-

 

ma bölgesinde korozyonu azaltan,viskozite,alevlenme nok

 

tası,tortu çözme gibi yanma özelliğini iyileştiren,yanma ve

 

rimini  arttıran, yanma  sonucu, toksik  ve  korozif  yanma

 

yanma ürünlerinin oluşumunu azaltan, yakmada  kullanım

 

kolaylığı sağlayan kendisinin ve bularlarının  oksik  özelliği

 

olmayan sıvı kimyasal maddedir.

 

UYGULAMA            

: Herhangi  bir  özel  cihaza, dozlama  pompasına  ve özel

 

  beceri gerektiren bilgiye ve duruma ihtiyaç göstermez.

 

  Fuel-Oil  ana  tanklarına, Fuel - Oil boşaltım hattından da

 

  dozajlanır. 

 

 

DOZAJ

: Fuel – Oil kalitesine bağlı olmakla birlikte 2000 Kg Fuel-

 

  Oil’ e 1 Kg Oktan-f6 kullanılır.

 

 

İÇERİK BİLGİLERİ

: Organometalik Magnezyum, Organometalik Mangan, Or-

 

  ganometalik Kalsiyum, Organometalik  Demir  ve Alifatik

 

  Hidrokarbonlardan meydana gelmektedir.

 

 

ZARARLARI

: Petrol  türevi  eşdeğer  haricinde tehlikesi  yoktur. Petrol

 

  türevi eşdeğer tedbirleri almak  yeterlidir. Ayrıca  bir yan

 

  etkisi tesbit edilmemiştir.Korozif etkisi yoktur.

 

 

İLK YARDIM

:

 

 

Deriye Temasında

: Normal  dışı  bir  durumla  şu  ana kadar karşılaşılmamış

 

  olup herhangi bir  toksik  etkisi yoktur. Deriye temasında

 

  sabunla  ve  suyla  yıkanmalıdır.

 

 

Teneffüs Edilmesi

: Uzun süreli teneffüs  dilmemeli, kısa süreli teneffüsle de

 

  tesbit edilen bir zararı yoktur.

 

 

Göze Temasında

: Göze temasında göz bol su ile yıkanılmalıdır.

 

 

Yutulması Halinde

: Bol su içilmeli ve doktora danışılmalıdır.

 

 

 

TEDBİR            

: Açık alevden uzak tutulmalıdır.

 

 

YANGIN

: Petrol türevi için kullanılan tipte,köpük,kuru kimyasal toz

 

  CO2 gibi yangın söndürücüler kullanılmalıdır.

 

 

AMBALAJ ŞEKLİ

: 10 Litrelik bidon, 30 Litrelik

 

  bidonlarda piyasaya arz edilmektedir.

 

 

TAŞIMA

: Nakliye sırasında üzerine yük konulmamalı, delici ve sivri

 

  uçlu cisimlerle temasta olmamalı ve ateşle yaklaşılmama

 

  lıdır.

 

 

UYUMSUZLUK

: Kuvvetli indirgen maddeler ( kuvvetli asitler, peroksitler,

 

  hipokloritler v.s.) ile birlikte depolanmalı,nakledilmelidir.

 

 

DEPOLAMA

: Üst  üste  2  sıra  depolama  tavsiye  edilmektedir. 3 sıra

 

  geçilmemelidir. Tedbir  olarak aşırı sıcaktan korunmalı ve

 

  alevle temas ettirilmemelidir.

 

 

DEPOLAMA SÜRESİ

: Üretim tarihinden itibaren 3 yıldır.

 

 

FİZİKSEL ÖZELLİK

:

 

 

Form

: Sıvı

Rengi

: Kendine özgü

Donma Derecesi

: - 20 oC

Viskozite SSU

: 50 s max. ASTM 88 ( T=25 oC )

API Gravitesi

: 46    (+) (-) 11 ASTM D-287

Özgül Ağırlık

 

: 0.80 (+) (-) 0.50 Mohr Westpal ( T=20 oC )

PERFORMANS ÖZ.

 

 

 

Parlama Nok.Azalma

: 3 (Parlama noktası 56 oC’nin altına düşmemelidir.)

Karışabilirlik

: Faz ayrılması olmaz.

Kararlılık

: Kararlılığı bozulmaz.

Tortu % (m/m)

: Artış görülmez.

Viz.Azalma,100 C, %

: 10

 

<<<<<geri


› OKTAN D;

 

 

      DİZEL,BENZİN ve BİODİZEL kullanılan sistemlerde:

  • Termobloklar
  • Tüm benzinli motorlarda
  • Dizel Motorlarda (2 Zamanlı ve 4 zamanlı zamanlı motorlarda)
  • Kamyon,otobüs,otomobil,Deniz taşıtları,Gaz türbünleri,Jet motorları
  • Tüm akaryakıt depoları
  • Nakliye araçları
  • Isıtıcı ve püskürtücülerde
  • Yakıt tanklarında ve borularda  önceden  oluşmuş  tortuyu ve parafini  yüzey geriliminin kırılması sayesinde  yok  eder ve  oluşumu engeller.

   

 

    OKTAN-D’nin DİEZEL,BENZİN ve BİODİZEL de Yaptığı Temel Etkiler
       Bilindiği  üzere  yakıtlar  hidrokarbon zincirlerinden oluşan bir  yapıdır.OKTAN - D  yakıt  ile  birlikte  kullanıldığı  taktirde, hidrokarbon  zincirlerinin yapısını bozarak  küçük  partiküllere  dönüştür ve daha düzenli yanma sağlar.

 

     Piyasada ki YAKIT KATKISI  ve ENJEKTÖR TEMİZLEYİCİ adı altında
 satılan ürünlerden farklı olarak;

  • Yakıtların yanma bölümüne sıvı fazda ve büyük boyuttaki yakıt zerrelerinin daha küçük zerreler halinde yanma bölgesine ulaşmasını sağlar ve daha düzenli bir yanma meydana gelir.
  • Karbonize olmuş sert birikintileri,parafini,çamuru eriterek  homojen olarak dağılım sağlar ve oluşumunu önler.
  • Hava yakıt karışımını maxsimum seviyelere çıkarır.
  • Yakıtın alevlenme noktasını düşürür.
  • Yakıtın polimerleşmesini ve karbonlaşmasını önler.
  • Toksik ara oksidasyon ürünlerinin oluşumunu önler.
  • Kurumu azaltır.
  • Hava kirliliğini azaltır.
  • Yakıtı  incelterek akışkanlığını arttırır.
  • Yanma bölmelerini temizlenen sistemlerde daha iyi ısı transferi olacağından çok daha soğuk yanma gerçekleşir.Bu da egzostan atılan NOx miktarında düşüş sağlar.
  • OKTAN – D kullanılan motorların yanma bölümleri sürekli temiz kalacak ve motor yağını bozup zarar veren yanmamış karbon parçacıkları ile asit buharı oluşmayacaktır.Motorların yağlama ömrü uzayacak olduğundan YAĞ değişim maliyetleri düşecektir.
  • KENDİSİNİ AMORTİ EDEREK,YAKITTAN % 15 - % 24 TASARRUF sağlar.
  • Ortalamada %20 TORK ARTIŞI Sağlar.
  • Ortalamada % 18 Performans artışı Sağlar.
  • Korozyon oluşturabilecek anyon veya katyonlar içermez.

 

 

 

         Geçmişte olduğu gibi günümüzde enerji üretiminin büyük bir bölümünün FOSİL YAKITLARDAN elde edildiği ülkemizde yakıt tasarrufunun önemi gün geçtikçe artmaktadır.Enerji tasarrufunun önemini üzerinde çalışma yapan ülkelerde yanmayı geliştirici ve yakıttan tasarruf sağlayan ürünlerin üretimi ve pazarlaması hız kazanmıştır.
         

 

         Performans geliştirici  görevi yapan OKTAN-D’nin  1000 lt  akaryakıta 1 Lt OKTAN-D  ve  2000 lt  akaryakıta 1 LT OKTAN-DS  katılması  sonucu  sağlamış olduğu tasarruf ve faydalar üç grupta toplanılmıştır.

  • Yanma Öncesi Sağladığı Tasarruf ve Faydalar
  • Yanma Esnasında Sağladığı Tasarruf ve Faydalar
  • Yanma Sonrası Sağladığı Tasarruf ve Faydalar

 

<<<<<geri

 

 

-YANMA ÖNCESİ SAĞLADIĞI TASARRUF ve FAYDALAR
             
      1-Tortuyu Çözer ve Oluşumunu Engeller

      OKTAN-D, Akaryakıt depolama tanklarında,yakıt tahliye borularında ve yakıt içerisinde  bulunan wax ve hidrokarbon zincirlerinden kaynaklanan tortunun oluşumunu ve polimerleşmeyi önler.Var olan tortuyu çözer ve kullanılabilir hale getirir.Tank içerisinde ve tahliye borularında bulunan tortuların kullanılması sağlandığı için tank ve borular da ayrıca temizliğe gerek kalmaz.
       Tortuyu atık malzeme olmaktan kurtarıp yakıt olarak kullanımını sağladığı için çevre kirliliğini önler ve ayrıca yakıt tasarrufu sağlar.

 

        2-Akışkanlığı Arttırıp Yakıtı İnceltir,Viskoziteyi Düşürür

        OKTAN-D, Akaryaktın yapısını oluşturan hidrokarbon zincirlerini parçalayıp,daha kısa hidrokarbon zincirleri oluşturarak,Akaryakıtın akışkanlığını arttırır.Böylece Filtre tıkanıklıkları önler.

        3-Tank,Tesisat,Filitre veYanma Bölgesini Temiz Tutar

      OKTAN-D kullanımı ile akaryakıtın akışkanlığının artması sağlandığı ve parafin ile tortunun çözünmesinin sağlanarak homojen olarak dağılımının sağlanması ile filtre ve yakma sistemlerinin daha uzun süre temiz kalması sağlanmış olur.Kullanım ömrünü uzatıp aşınmayı önlediği için yedek parça tasarrufu sağlar.     

     4-Ön Isıtma Masraflarını Azaltır

      OKTAN - D yakıtın yeteri kadar incelmesini sağladığı için Motorinin  yüksek  sıcaklıklarda  ısıtılarak  kalitesini  kaybetmesini  önler. Buda aynı miktar yakıt ile daha fazla enerji elde edilmesini sağladığı için Motorin  tasarrufu sağlar.        

 

 

 <<<<<geri

 

   

 

      1-Pulverizasyonda İyileşme Sağlar

     OKTAN - D Motorinin  akışkanlığını artırarak incelmesini sağladığı için, yakıtın daha küçük zerrecikler halinde pulverize olmasını  sağlar. Böylece yakıtın buharlaşma hızını arttırarak Hava-Yakıt  karışımını  kolaylıkla  sağlar ve alev  formunda  şişme , boyunda  kısalma , renginde  parlaklık sağlar. İdeal yanma sağlar.

 

        2-Alevlenme Noktasını Düşürür,İlk Ateşlemeyi Kolaylaştırır.

     OKTAN - D  Motorinde bulunan  hidrokarbon  zincirlerinde radikal uçlar meydana getirerek, reaksiyona girme yatkınlığını arttırır,alevlenme noktasını düşürür ve ek yakıt tasarrufu sağlar.

        3-Yüksek Sıcaklık Korozyonu ve V2O5 Korozyonunu Önler.

        Motorin içerisinde bulunan vanadyum,yanma sırasında yüksek hava oksijeni ve alev boyunca oluşan yüksek atomik oksijenle oksitlendiğinde; ergime noktası düşük,değerliği  yüksek V2O5 bileşiklikleri kolaylıkla oluşur.Vanadyum peroksit,SO3 oluşumunda katalizör,harici yüzeylerde korozif etki gösterir. OKTAN - D  giren hava oksijenini ve alev boyunu kısaltması ile atomik oksijen oluşumunu azaltarak vanadyumun daha düşük basamaklarda oksitlenmesini (V2O3,VO,V2O4 gibi) sağlar ve böylece V2O5 bileşiğinin oluşumunu önler.Buna bağlı olarak,harici yüzeylerdeki depozitlerin ergime sıcaklıklarını yükselterek, yüzeye yapışmalarını önler;depozitlere kırılgan bir yapı kazandırır.Bu etkiler sonucunda bir taraftan alev bölgesindeki yüksek  sıcaklık korozyonu, diğer taraftan  depozitler tarafından ısı aktarımının engellenmesi önlendiği  için  ısı tasarrufu  sağlanmış olur ve alev bölgesindeki bakım masrafları azalır ve kazan ömrü uzar.

      4-Yakıt Tasarrufu Sağlar.

        OKTAN D Yakıt içerisine katılması sonucu uygulama mühendislerinin yapacağı gaz emisyon ölçüm değerlerine bağlı olarak, motor üzerin de yapılacak ayarlamalar  sayesinde veriminde artış sağlandığı için yakıttan (sisteme ve yakıt kalitesine bağlı olarak)%8 ile %19,4 oranların da tasarruf sağlar.Tasarrufu sağlayan en büyük etmenlerin başında ara oksidasyon  ürünleri  ve karbon partikülleri,daha az hava ile azaltılarak tam yanma sağlanması ile olur.

 

<<<<<geri

 

 

       YANMA SONRASI SAĞLADIĞI FAYDALAR

        1-Kurumu Azaltır

        OKTAN D tam yanmayı sağladığı için serbest karbon teşekkülünü önler, duman  renginde  Bacharack skalasına göre açılma görülülmektedir. Dolayısı ile atmosfere atılan kurum miktarı azalır.

        2- Düşük Sıcaklık Korozyonunu Azaltır

        OKTAN D yanma bölgesindeki oksijen ihtiyacını azaltması ve SO3 reak siyonunda katalizör etkisi yapan V2O5 oluşumunu önlemesi ile ve ayrıca yana bilir  kükürdün bir kısmının sülfatlar şeklinde küle geçmesini sağlaması sonucu,korozif SO3 bileşiğinin oluşumunu önler.                                  
      Sistemde kükürdün yanması sonucu oluşan reaksiyon:

         SO2+1/2 O2  =  SO3 Şeklindedir.
      V2O5 in  katalizör etkisinin kalkması,fazla oksijen ve atmosfer oksijeni- nin oldukça azalması ile denge reaksiyonu SO2 lehine gelişir.SO2nin ortamda  mevcut su buharı ile birleşmesi ile sülfürozasit meydana gelir.Sülfüroz asidin asitlik derecesi,SO3 gazının oluşturduğu sülfirik asitten 100 kat daha azdır.

        3-Asit Yağmurunu Azaltır

        Egzos gazındaki  kükürt  oksitlerin, serbest oksijenin çiğlenme noktasını düşürmekte, havadaki su buharı ile birleşerek asit halinde yoğunlaşmaktadır. OKTAN D ile  SO3 ve SO2 miktarı, oksijen miktarı azalması sebebiyle çiğlen-me noktası yükselmekte,dolayısı ile asit yağışı azalmaktadır.

 

<<<<<geri

 

 

 

Manganez,geçiş grubuna (Transition)dahil elementlerden birisidir.Atom Numarası z=25 olup (Proton sayısı) geçiş  grubunun  temel özelliklerini taşır.Bu özelliklerinden karakteristik olanı “metalik” özelliktir.Bu da,dış yörüngelerde çok az elektron bulunması düşünülürse,doğal bir sonuçtur.Yine manganez ve grubuna ait olan diğer temel özellik,I ve II grup metallerinin  aksine olarak (Magnezyum II. Grup elementtir)kolay kırılabilir olması ve son derece yüksek erime özelliği göstermesidir.Bu özellik kısmen atomik çaplarının daha küçük olmasından ve kısmen de iyonlar arasında bazı kovalent bağların bulunuşundan ileri gelir.Böylece manganez bileşiklerini, korozyonu önleme savaşında daha kolaylıkla kullanabilme olanağımız doğar. Metalik Manganezin, dolayısı ile bileşiminde ayrıca metalik manganez ihtiva eden OKTAN D’ nın bu savaştaki yerinin ne olduğunu kısaca özetleyelim.

Bilindiği gibi, ekonomizer, hava ön ısıtıcıları ve borular gibi nispeten soğuk yüzeyler üzerinde,yanma gazları içinde bulunan  kükürt trioksit (SO3) ve yanma ürünü olan su buharı birleşerek sülfürik asit (H2SO4) halinde yoğunlaşır (düşük sıcaklık korozyonu).Bu şekilde meydana gelen sülfürik asit her nekadar az ise de,gazların nem  noktası (yanma gazları sabit basınçta soğutulunca ilk sıvı damlasının meydana geldiği sıcaklık nem noktasıdır.) Su nemnoktası olan 43 0C – 46 0C’ den asitnem noktası olan 120 0C – 160 0C’ a yükseltmeğe yeterlidir.Böylece içinde sülfürik asit buharı bulunan yanma gazları, sıcaklığı, bu gazların asit nem noktasından daha düşük olan bir yüzeyle temas haline gelince, yüzey  üzerinde  (%70 – 90 ) ‘lık bir sıvı asit tabakası oluşur ve zamanla korozyona sebep olur.
Bütün bunlara sebep, temelde SO3 olduğundan,korozyonu önlemek için iki yöntem vardır.

  1. SO3 oluşumunu önlemeye çalışmak
  2. Oluşan SO3 ‘ü başka bir bileşimde toplamak.

 

Şimdi bunları nasıl gerçekleştirebileceğimizi görelim.

  1. SO3 oluşumu şuşekilde olur.Yakıtın içinde bulunan kükürtün  önemli bir kısmı kükürt dioksite (SO2) oksitlenir.Bunun da az bir kısmı ortamda bulunanoksijen ile birleşerek kükürt trioksite (SO3) dönüşür.

A-Tepkime tersinir olduğundan yüksek oksijen kısmi basıncında (yüksek hava-yakıt oranlarında) SO3 teşekkülü daha fazladır.Burada OKTAN D’ın dolaylı  etkisi  ortaya  çıkar. OKTAN D yapılan birçok denemelerde de görüldüğü gibi  yanma  olayında  ki  katalitik  etkisi  ile hava – yakıt oranını düşürür.Bu OKTAN D’ nın ilk engelleyici etkisidir.

B- Manganez SO2’den  aha  önce, ortamdaki atomik oksijenle birleşerek Mangan oksitlerini oluşturur.Bu sayede SO2 + O          SO3 tepkimesi için gerekli olan atomik oksijen miktarını azaltmaktadır. MnO + O   =  MnO2  Dolayısı ile SO3 teşekkülü büyük ölçüde önlenir

  1. Oluşan SO3’ün bir bileşimde toplanması:

Mangan  ve  mangan  oksitleri, kükürt  trioksitle  tepkimeye girerek mangan Sülfat meydana getirirler ki bu korozyon açısından zararsız bir maddedir.Böylece SO3 gazının önemli bir kısmı ortadan kalkmış olur.

Bilhassa ısı tesislerinde, yakıtta bulunan kükürt yüzünden oluşan korozyon büyük mali  kayıplara  yol  açmaktadır.Yukarıdaki açıklamaklarımızla bu korozyonu önleme konusunda “metalikmanganezin” dolayısı ile OKTAN D’nın bir yönünün nasıl faydalı olabileceğini anlatmaya çalıştık.

 

<<<<<geri

.

Tasarım : itsmylife Software